Arapça ve Farsça kökenli kelimeler, Türkçenin ses ve yapı kurallarına uymayan özelliklerinden tanınır: büyük ünlü uyumuna aykırılık, uzun ünlüler, kelime başında ya da sonunda Türkçede bulunmayan sesler ve yabancı ön ekler en güvenilir ipuçlarıdır. Hiçbir kural tek başına kesin sonuç vermez; birkaç ipucunu birlikte değerlendirmek ve şüphede kalınca sözlüğe bakmak gerekir.
Önce Türkçe Kelimenin Özelliklerini Bilmek Gerekir
Alıntı kelimeyi tanımanın en kısa yolu, Türkçe kökenli kelimelerin ortak özelliklerini bilmektir. Bir kelime bu özelliklerden birkaçına aykırıysa alıntı olma ihtimali yüksektir:
- Büyük ünlü uyumu: Türkçe kelimelerde ilk hecedeki ünlü kalınsa sonrakiler de kalın, inceyse ince olur. Kitap, insan, hakikat, dükkân bu uyuma uymaz.
- Uzun ünlü yoktur: Âlim, şair, adalet, ilan gibi kelimelerdeki uzun okunan ünlüler alıntı işaretidir.
- Kelime başında bazı sesler bulunmaz: Türkçe kökenli kelimeler genellikle c, f, h, j, l, m, n, r, v, z sesleriyle başlamaz. Lale, rüzgâr, zaman, cevap, hafta, nefes bu yüzden alıntıdır. Ne, neden, nasıl gibi soru sözleri ile yansıma kelimeler bu kuralın bilinen istisnalarıdır.
- Kök içinde ikiz ünsüz olmaz: Millet, dikkat, şiddet, kuvvet, hürriyet örneklerindeki çift ünsüzler Arapçaya işaret eder.
- İki ünlü yan yana gelmez: Saat, şiir, fiil, aile alıntıdır.
- Kelime sonunda b, c, d, g bulunmaz: Bu yüzden kitab, ilac, derd gibi asılları Türkçede kitap, ilaç, dert biçimine girmiştir. Ek aldıklarında eski ses geri döner: kitabı, ilacı, derdi.
- Ön ek yoktur: Türkçe sondan eklemeli bir dildir; kelimenin başına gelen bir ek varsa kelime yabancıdır.
Arapça Kelimeler Nasıl Anlaşılır?
Arapça, kelimelerini üç ünsüzden oluşan köklerden belirli kalıplarla türetir. Bu yüzden aynı kökten gelen kelimeler birbirine benzer ve aile oluşturur.
Kelime aileleri
K-T-B kökünden kitap, kâtip, mektup, mektep, kütüphane; İ-L-M kökünden ilim, âlim, muallim, malumat, talim gelir. Bir kelimenin ünsüzleri aynı sırayla başka kelimelerde de karşınıza çıkıyorsa büyük ihtimalle Arapça bir kökle karşı karşıyasınız.
Tipik baş ve son sesler
- Mü-, mu-, me-, ma- ile başlayan kelimeler: müdür, müellif, muhabir, mektup, mahkeme, mesele, makale.
- Te-, ta-, i- ile başlayan kalıplar: tedbir, teşekkür, tahsil, takdim, ihracat, ithalat, istikbal.
- -at, -et ile biten kelimeler: hayat, sanat, hareket, ziyaret, memleket.
- -î, -iyet, -iye ekleri: insanî, millî, insaniyet, hürriyet, belediye.
- -en ile biten zarflar: resmen, tamamen, hakikaten, şahsen.
Kesme işareti ve boğaz sesleri
Arapçadaki ayın ve hemze sesleri Türkçede çoğu zaman düşmüş, bazı kelimelerde ise hece ayrımı olarak kalmıştır: mesele, sanat, kuran, tabii. Eski yazımlarda bu kelimelerde kesme işareti görülmesi de Arapça kökene işaret eder.
Arapçada bulunmayan sesler
Arapçada p, ç, j ve g sesleri yoktur. Dolayısıyla içinde bu seslerden biri geçen bir kelime Arapça kökenli değildir. Bu, Arapçayı Farsçadan ayırmanın en pratik yollarından biridir.
Farsça Kelimeler Nasıl Anlaşılır?
Farsça, Türkçe gibi eklerle ve birleşik kelimelerle türetme yapar; ancak Türkçeden farklı olarak ön ek de kullanır. Farsça kelimeleri en çok bu ekler ele verir.
Ön ekler
- bî- (olumsuzluk): bîçare, bîtaraf, bîhaber
- nâ- (olumsuzluk): nâhoş, nâmert, nâçar
- hem- (birliktelik): hemşehri, hemfikir, hemdert
- ser- (baş): serbest, sermaye, serdar
Son ekler ve birleşenler
- -hane: hastane, postane, kütüphane, eczane
- -dar: dindar, hükümdar, tezgâhtar
- -kâr: sanatkâr, hilekâr, günahkâr
- -zade: şehzade, amcazade
- -istan: gülistan ve pek çok ülke adı
- -gâh: ordugâh, karargâh, dergâh
- -ane: şahane, dostane, mestane
- -nâme: beyanname, seyahatname
Dikkat edilirse kütüphane, beyanname ve sanatkâr gibi kelimelerde kök Arapça, ek Farsçadır. Osmanlı Türkçesinde bu tür karma yapılar çok yaygındı.
P, ç, j ve g sesleri
İçinde bu sesler bulunan ve Türkçenin kurallarına uymayan eski kelimelerin çoğu Farsçadır: pencere, perde, çarşamba, çeşme, müjde, jale, gül, günah, rengârenk. J sesi Türkçe kökenli kelimelerde hiç bulunmaz; j içeren kelime ya Farsçadan ya da Batı dillerinden gelmiştir.
Farsça tamlamalar
İki kelimenin arasına tire ve -i/-ı sesi girerek kurulan, tamlananın başta olduğu yapılar Farsça kurallıdır: aşk-ı memnu, nokta-i nazar, derd-i ser. Türkçe tamlamada sıra tam tersidir.
Arapça mı, Farsça mı? Hızlı Karşılaştırma
- Kelimede p, ç, j ya da g varsa Arapça değildir; Farsça olma ihtimali yüksektir.
- Kelime başında bî-, nâ-, hem- gibi ayrılabilen bir ön ek varsa Farsçadır.
- Aynı ünsüzlerle kurulmuş akraba kelimeler bulabiliyorsanız (hüküm, hâkim, mahkeme, hükûmet) Arapçadır.
- İkiz ünsüz ve mü-, te-, i- kalıpları Arapçaya işaret eder.
- -hane, -dar, -kâr, -gâh gibi ekler Farsçaya işaret eder.
Yanıltıcı Durumlar
- Türkçeleşmiş alıntılar: Bazı kelimeler ses bakımından tamamen Türkçeye uymuştur ve dış görünüşünden tanınmaz. Kökenleri ancak sözlükten öğrenilir.
- Batı kökenli kelimeler: Ünlü uyumuna uymayan her kelime Doğu kökenli değildir; otobüs, televizyon, jandarma Batı dillerinden gelir. Kelime başındaki çift ünsüz (tren, spor, kral) genellikle Batı kökenine işaret eder.
- Uyuma uymayan Türkçe kelimeler: Anne, kardeş, elma, hangi gibi kelimeler zaman içinde ses değişimine uğramış Türkçe kelimelerdir.
- Ekler: -yor, -ken, -ki, -leyin gibi bazı Türkçe ekler de ünlü uyumunu bozar; bu, kelimeyi alıntı yapmaz.
Köken Öğrenmek İçin Pratik Yöntem
- Kelimeyi eklerinden arındırıp yalın hâline indirin.
- Ünlü uyumuna, baş ve son seslere bakın.
- Ayrılabilen bir ön ek ya da tanıdık bir son ek var mı kontrol edin.
- P, ç, j, g seslerini arayın.
- Sonucu Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’teki köken bilgisiyle doğrulayın.
Bu tür kuralları kalıcı öğrenmek için tek tek ezberlemek yerine örnek kelimelerle tekrar yapmak daha verimlidir; yöntem önerileri için etkili ve verimli ders çalışma teknikleri yazısına, benzer konular için eğitim kategorisine bakabilirsiniz.




